Yazım Kuralları

ANKARA DEVLET KONSERVATUVARI 79 YAŞINDA

1972 ağustos ayının sonlarında beklenmedik bir telefonla eşimin görev yeri olan Ankara Devlet konservatuvarında yapılan memur sınavını kazandım ve ilk görev yerim olan Bale Bölümü Çocuk Kütüphanesinde çalışmaya başladım. O yıllarda Konservatuvar Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlıdır. Dergimizin bu ilk sayısında anlamlı olacağını düşündüğüm Büyük Önder Atatürk’ün isabetli görüş ve direktifleriyle 1936 yılında kurulan eski konservatuvardan bahsetmek ve oradaki işleyiş hakkında hatıralarımı aktarmak isterim.

Kompozisyon bölümü dışında o dönemde öğrenciler 3. Sınıftan gelerek,  2 yıllık yüksek mezunu olurlardı. Aynı zamanda yatılı da okumaktaydılar. Kompozisyon Bölümünde ise buna ilave olarak ileri yüksek devresi bulunmaktaydı. Okulun yapısında öğrenciler için 4 adet yatakhane 2 si küçük ve büyük erkek öğrenciler için; bir yemekhane; çamaşırhane; ütühane; ders odaları; döner odalar, yönetim; kütüphane; konser salonu; bale; tiyatro salonları bulunmaktaydı. Yatakhanelerde her gün bir erkek bir Bayan Müdür yardımcısı nöbet tutmakta, akşam yatakhanelerin kapısı dokuzda kilitleniyordu. Oldukça disiplinli bir baş muavin ve yardımcıları bulunmaktaydı. Danışmada tek bir Ankesörlü telefon vardı ve telefonla aranan öğrenciler anonsla çağrılır, genellikle teneffüs saatlerinde görüşmelerine izin verilirdi. Gayet kibar, öğrenciyi içten seven, onlara yardımcı olan danışma görevlileri vardı. Öğrenciler de onlara karşı çok sevecen ve saygılı davranırlar, “abi” diye hitap ederlerdi. Öğrenciler sabah erken saatlerde uyanırlar ve odada çalışabilmek için sıraya girerlerdi. Çünkü imkânlar sınırlıydı. Okul büyük bir kütüphaneye sahipti. Öğrenciler meslekleriyle ilgili kitapları almaya geldiklerinde hizmetli muhittin Amca dedikleri kişi kitapların yerini ezbere bilir daha öğrencinin ağzından çıkmadan kitabı alır teslim ederdi. Cuma akşamları eski bir otobüs, öğrencileri Senfoni Orkestrasının konserine götürür ve getirirdi. Öğrenciler şoför Yunus beyi çok severlerdi. Bu arada okul müdürlerinden de bahsedeyim. Saygı ile anacağım büyük sanatçı ve piyanist Mithat Fenmen Konservatuvar müdürüydü. Daha sonra kısa süreli de olsa sevgi ve saygı duyduğum hocamız kompozitör Muammer Sun müdür oldu. Muammer Sun’dan sonra Konservatuvar öğretmenlerinden Muhsin Canpolat müdür, Hamdi Bektaş ise baş muavin olmuştur. Okulda yazışmaların yürütüldüğü, atamaların yapıldığı kalem odası, ödemelerin, maaşların yapıldı muhasebe odası vardı. Ben, izin dönüşü müzik arşivinde görevlendirildim. Burada görev yaptığım süre içerisinde de Sayın hocam Muammer Sun’u yakından tanıma ve onunla çalışma şansım oldu.

Yıl 1973 Konservatuvar Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı ve mali yıl mart ayıdır. Muhasebe servisi zor durumdadır ve bu nedenle okul müdürü beni muhasebeye geçici olarak vereceklerini söyledi. Çünkü muhasebe şefi Mehmet Bey benim zeki bir kız olduğumu söylemiş ve bizzat istemişti. Konservatuvarda yatılı öğrencilere her ay harçlık ödenirdi. En mutlu olduğum an öğrencilere harçlıklarını öderken onların yarattığı kargaşa ve memur Sabire ablanın her ödeme yaptığında eline sabunlu ıslak bezle silmesiydi. Yıl 1975, Konservatuvar, Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. Konservatuvarda bakanlara göre müdürler değişmeye başlamıştır. Benim dönemimde sırasıyla İhsan Akpolat (Ankara Deneme Lisesi), Ali Çerçioğlu (Ankara dışından) ve İlyas Avcı (Tiyatro Sanatçısı) yıl 1978-1979 Erçivan Saydam 1979-1980 ve Mithat Fenmen müdürlük yaptılar. Ancak Müdürlerle birlikte Baş muavinler de sürekli olarak değişmektedir. Dışardan sanatçı kimliği olmayan insanlar müdür yardımcısı olarak gelmişlerdir. Muhasabe biriminde görev yapmam bana saygıdeğer hocaları yakından tanıma imkânı vermiştir. Bu hocalar arasında Necil kazım Akses, Adnan Saygun, Hikmet Şimşek, Metin Öğüt, Erçivan Saydam, İlhan Usmanbaş, Muammer Sun, Muzaffer Arkan, Ferit Tüzün,  Gürer Aykal, Özkan Dizmen, Ulvi Yücelen, Mahir Canova, Cüneyt Gökçer, Can Gürzap, Ahmet Leventoğlu, Haldun Marlalı, Muammer Çıpa, Ergin ORBEY, Edwina Leventoğlu, Nüzhet Şenbay,  Semra  Kartal, Nesime Aydın, Necla Marlalı, Şükriye Demirel, Kamuran Gündemir, Selçuk Gündemir, Ali Doğan, Doğan Cangal, Leda Cenaz, Nusret Kayar, Tulga Cetiz, Gülay Uğurata, Aykut Doğansoy, Abdullah Özkaya, Mehmet Erten, Şakir Yolaç, Orhan Göktürk, Cengiz Özkök, Atıfet Usmanbaş, Işık Kurt, Yalçın Davran, Cemil Sökmen, Necdet Aydın, Metin Yalçın, Walter Strauss, Henrich Fromme, Sait Tayla, Mrs. Molly, Loke, Anfela Bayley, Adalı Gastagnetti, Kaya Can, Rana Okur, İsmet Denkel, Travis Kemp ve eşi, Jules Higny, Neriman Decan, Nermiş Güneş, Mevhibe Uman, Hakkı Çağlar, Naşide Çağlar, Sevgi Türkay, Nurdan Özar gibi isimler vardı. Öğrenciler Rana Okur ve Neriman Decan’dan iyi not almak için büyük çaba sarfederler ama yine de alamazlardı. Nota Yazım Atölyesinde Yahya Günşen, Yaylı Çalgılarda Mesut Gözalan, Mehmet Alkan, Üflemeli çalgılarda Hasan Kale son derece şakacı, piyanoda Bahri Yakut, İbrahim Sakarya, Cafer Açın gerçekten alanında ehil insanlardı. Bu kişiler arasında piyanoları taşıyan meşhur takma adı profesör olan hizmetli Hüseyin Amcamız, okulda sabahtan akşama kadar uzman doktor, hemşire ve hastabakıcı vardır. Hastabakıcı Nimet Fitos öğrencilerin gözbebeğidir.

Biraz öğrencilerden bahsedeyim. Mehmet Ali Erbil’in öğrenciyken oynadığı “Küheylan”ı unutmamışımdır. Bunun dışında İstanbul’un Efendisi, Güzel Helena unutmadığım oyunlar arasındadır. Başarıyla mezun olan öğrenciler arasında hatırlayabildiğim Nilgün Kutman, Altuğ Dilmaç, Deva Çolakoğlu, Asya Başyıldız, Meral Akyol, Sedat Civelek, Bülent Civelek, Meral Oğuz, Binnur Ekber, Melek Baykal, Selçuk Yöntem, Ayça Önal, Reyyan Yücelen, Cengiz Ruhselman, Rengim Gökmen, Derya Baykal, Zühal Olcay, Tahir Sümer, Levent Öktem gibi isimler vardır. Okulun yatılı olması öğrencilerin konservatuvarı tercih etmesinde büyük rol oynamaktadır. Müracaat sayısı 600-800’lere ulaştığını bilirim. Başvurularda kabul edilen öğrenciler sadece Ankara ile sınırlı değildi.
Okulda tüm dekorların yapıldığı bir marangozhane bulunur, dekorlar hep burada yapılırdı.

20 Temmuz 1982 tarihinde Yükseköğretimde gerekli görülen köklü değişiklik sonucu hazırlanan 2547 Sayılı Kanunla Yükseköğretim kapsamına alınan Konservatuvarımız diğer Devlet Konservatuvarları gibi Uluslararası Platformda tanınan Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine, daha sonra 03 Aralık 1984 tarihinde görülen lüzum üzerine fakülte yetkisine sahip kılınarak doğrudan Rektörlük Makamına bağlanmış ve Üniversitemiz Senatosunda temsil hakkı verilmiştir.  Konservatuvar, 15 Şubat 1984 tarihinde Beşevler yerleşkesindeki yeni binasına taşınmıştır. Tüm bölümler yeniden yapılandırılarak bölüm ve anasanat dallarına dönüştürülmüş, öğretim elemanları uygun görülen akademik kadrolara aktarılmıştır. O dönemde konservatuvar müdürü Ersin Onay’dır. Konservatuvarın yeni yapılanma döneminde emeği gerçekten esirgemeyen gece yarılarına kadar yeni yönetmelikler hazırlanmasında kurumumuza büyük fayda sağlayan Ersin Onay ile çalıştığım 3 yıl benim için onur vericidir. Daha sonra Cüneyt Gökçer, Erol Gömürgen, Ali Doğan ve daha da sonra Erol Belgin Bey’le yakından çalışma zamanı olmuştur. Hamdi Bektaş da uzun yıllar yüksekokul sekreterliği yapmıştır.

Bugün konservatuvarımız bünyesinde müzik ve sahne sanatları bölümleri ile Müzik Bilimleri Bölümü eğitim – öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası, Konservatuvar Lisans Orkestrası, Lise Orkestrası ve Oda Müziği grupları ile birlikte sahne sanatları alanında Tiyatro, Bale ve Opera toplulukları vardır. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı sahip olduğu bu yapısıyla yurtiçinde ve yurtdışında ülkemizi tanıtan kültür merkezi olmuştur.
Okulun yatılılık durumunun kalkması ve yurtların okuldan alınması, öğrenci başvurularını kısıtlamıştır. Kurumların kadro yetmezliği nedeniyle mezun öğrencilerimiz iş bulma sıkıntısı çekmektedirler. Çünkü daha önce Kültür Bakanlığı döneminde mezun olan öğrenciler yatılı olmaları nedeniyle Kurumumuzun beslediği kuruluşlara otomatik olarak atanmakta idiler. Üniversitemiz bünyesinde faaliyetine devam eden Konservatuvarımızı iyiye en iyiye taşımak görevimiz olsun teşekkürler.

Leyla ÖĞÜT
Personel Şefi